5-adimda-sukulent-yasatma-rehberi

Bu haftanın konusu aslında evcil hayvanlarımızla dost bitkiler olacaktı, ancak son yazımın ardından gelen onlarca “benim sukulentim öldü” mesajı üzerine sıralamada ufak bir değişiklik yaparak sizler için “ 5 Adımda Sukulent Yaşatma Rehberi” ni hazırladım. Şema genel olarak anlatsa da, meraklıları ve püf nokta severler için burada daha detaylı bir şekilde anlatacağım elbette.

Öncelikle bir bitkiyi yaşatmak istiyorsak, anavatanına bakmalıyız. Doğal habitatı nasıl? Ve biz ona kendini evindeymiş gibi hissettirmek için neler yapabiliriz? Tüm derdimiz bu olmalı, gerisi çok kolay.

İnanın bana.

Bizim İstanbul’da ya da benzer iklim kuşaklarında, mini mini saksılarda alıp, büyük sevgiler beslediğimiz bu nazlı sukulentlerimiz, Akdeniz’de dağdan taştan adeta fışkırıyor ve dev boyutlara ulaşıyor, çiçek ardına çiçek veriyor. Peki neyi yanlış yapıyoruz? Neden sıla hasreti çekercesine sukulentlerimiz her geçen gün daha da mutsuz görünüp çoğunlukla çürüyüp gidiyor?

Sizce ne istiyor olabilir?

Aslında çok da haksız sayılmazlar, ben de Akdeniz’de 3 gün geçirdiğim zaman 4. Gün ayrı bir güzel oluyorum J

Konuya dönecek olursak. Akdeniz’de olup da bizim evlerimizde, ofislerimizde olmayan ne var ona bakalım.

1.Pırıl pırıl bir aydınlık

2. Verimli ama bol kumlu, yani drenaj kapasitesi eksik toprak

3. Tatlı bir sıcaklık

4. Az su / Kaza ile çok su olsa bile hızlı buharlaşma. ( buraya yıldızlar, ünlemler falan çizmeliyim belki de çünkü çoğu sukulent fazla sudan ölüyor)

Bu ortamı sağladıktan sonrası çok kolay. Toprağı gerçekten kuruduğu zaman bitkinin dibine, yaprağına değil, saksının tamamına değil, bitkinin dibine çok az su vermek.

Bu kadar, gerçekten bu kadar.

Önemli olan elinizdeki sukulentin bir dekorasyon objesi değil canlı bir varlık olduğunu ve belli başlı yaşam istekleri olduğunu farketmek.

Siz loş salonunuzdaki masanın üzerine koymak istiyor olabilirsiniz, ama orada mutsuz olacağını bilmelisiniz.

Ya da çok dekoratif bir saksınız olabilir, ama içine drenaj yapmazsanız ve çok çok dikkatli sulamazsanız köklerinin çürüyebileceğini unutmamalısınız.

Ofisinizde bakmak istiyor olabilirsiniz, ama akşam 18:00’da siz çıkınca, kapatılan ısıtma sistemleri yüzünden gündüz 22-24 derece iken gece 12-15 derecelere dayanmasını bekleyemezsiniz.

Sukulentlerin yaşam istekleri bunlar. Sizin bitki yetiştirmek istediğiniz yerin özellikleri ile uyuşmuyor olabilir, üzülmeyin lütfen. Her koşulda yaşayabilecek bitki türleri mevcut, sizin için doğru olanı elbet bulacaksınız.

Artık sukulentlerin ne istedikleriniz biliyorsunuz, hadi tüm misafirperverliğinizi takının ve onlara kendilerini evlerinde hissettirin. Bir kere mutlu olup, büyümeye ve çiçeklenmeye başladıklarında söz veriyorum siz de kendinizi Akdeniz’de hissedeceksiniz ;)

Sevgilerimle,

Pınar